Yazar: Neslihan Acu
-

Öldürme Eylemi: Dünyanın en acayip filmi
2012 yapımı The Act of Killing / Öldürme Eylemi, seyretmesi çok zorlu bir deneyim olan ama mutlaka seyredilmesi gereken filmlerden. “Ölmeden önce seyredilmesi gereken 1001 film”den biri seçilmiş. Türü belgesel olarak geçiyor. Ama tam belgesel değil. Benzeri olmayan bir tür aslında. Bu film, 1965-67 yılları arasında Endonezya’da 1 milyona yakın insanı öldüren katilleri anlatıyor. Filmin acayipliği şurada:
-

Kavgam: ‘Sıradan’ hayatın sıradışı hikâyesi
Norveçli yazar Karl Ove Knausgaard altı ciltlik Kavgam (Min Kamp) otobiyografik roman serisiyle 2009 yılından bu yana tüm dünyayı sallıyor. Kavgam serisi 22 dile çevrildi, dünyada büyük bir heyecan dalgası yarattı, deli gibi sattı ve birçok ödül aldı. Knausgaard, bu romanlarda ‘kendi hayatını’ anlatıyor. Ama öyle böyle değil! Gerçek isimlerle, gerçek zamanlarla, gerçek olaylarla! Kitap ilk yayınlandığında
-

Urla: Dur, sakinleş, Ege’ye ayak uydur, gevrekleş
Son zamanlarda kiminle konuşsam, herkesin derdi aynı: İzmir’e ya da İzmir’in çevresindeki kasabalardan birine göç etmek ve kalan ömürlerini insan gibi yaşamak! İstanbul, malûmunuz, özellikle son yıllarda, ‘insan gibi yaşamanın’ mümkün olmadığı bir şehir. Vahşi bir cangıldan daha vahşi. İnsanı düpedüz delirtiyor. Bu kadar delirmek yeter diyenler, artık gitmek istiyor. Neden İzmir ve çevresi? Çünkü
-

Yeni başlayanlar için 12 filmle Hint sineması
Hollywood filmlerinin klişeliğinden, Avrupa filmlerinin karamsarlığından bıktıysanız, bu filmlere bayılacaksınız.
-

Roma: Şenlik, yeme ve yaşama kültürü
İlk Roma seferimi 20 yıl önce yapmıştım. Turla gitmiştik ve harala gürele koşturmacadan dolayı şehirden pek bir şey anlamamıştım. Bu kez akıllanmış olarak gittim. Şehri tek başıma ve yayan dolaştım. İlk izlenimler: Roma tarih kokuyor. Roma yaşıyor. Roma yiyip içiyor. Roma yemyeşil. İstanbul’a hiç benzemiyor. (Oysa 20 yıl önce ne çok benzetmiştim) Roma’nın ortalık yerinde dev alışveriş
-

Yaza girerken: İlginç ve eğlenceli 9 kitap
Mâlûm, insanımız kitap okumayı pek sevmez. Ama yazmaya bayılır. Bu da bizi dünyanın en tuhaf ülkelerinden biri konumuna getiriyor, haliyle. Evlere şenlik eğitim sistemimizden başlayın, aşırı beyaz un tüketiminin yol açtığı beyin tutulmalarına kadar, upuzun bir nedenler-sonuçlar zinciri var karşımızda. Ama temel sebep, sanırım, kitap okumanın aşırı ciddi, aşırı sıkıcı, aşırı geren bir eylem olduğu