Bugün Çarşamba. Her iki haftada bir olduğu gibi TBMM AKP Grubu toplanacak. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan; bakanların, milletvekillerinin, partililerin doldurduğu salonda konuşacak. Artık Erdoğan’ın salona girişinden önce böyle bir fotoğraf çekilemeyecek. Çünkü AKP Grubu, bakanlardan sorulara cevap vermemesini “istirham etti.”
Ama gazetecilere göre bu; bakanlara konuşma yasağı değil, gazetecilere soru sorma yasağı:
“Burası gerektiği gibi soru sorabildiğimiz belki de tek alan. Bir sonraki adım Erdoğan’a soru sormayı yasaklamak mı?”
TBMM AKP Grup Başkanlığı, bugünkü Grup Toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyelerine “Sayın Bakanlarımız” ile başlayan bir yazı gönderdi. Yazı; gazetecilerin hala bakanlara, iktidar milletvekillerine soru sorabildiği, iktidarın gündemdeki konularla ilgili perspektifinden ipuçları toplayabildiği Meclis’te, gazetecilik açısından yeni bir tartışma başlattı.

Yazıda; gündem değerlendirmeleri ve gerekli bilgilendirmelerin Erdoğan tarafından yapıldığı hatırlatıldı:
“Grup toplantısı öncesinde sayın bakanlarımız tarafından Grup toplantı salonumuzda basına veya ajanslara beyanat verilmesi, röportaj ve bilgilendirme yapılması Grup Toplantı salonumuzun hazırlanmasında da sıkıntı oluşturmaktadır.
Bu nedenle Grup Toplantımız öncesi Sayın Bakanlarımızın salonumuzda basına yönelik herhangi bir bilgilendirme yapmamaları hususunda hassasiyetlerini istirham ederiz.”
Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan sonra Adalet Bakanlığı’na atanmıştı. Atama kararından sonraki ilk AKP Grup Toplantısıydı. O günlerde DW Türkçe Muhabiri Alican Uludağ, Ankara’daki evinden gözaltına alınmış, apar topar İstanbul’a götürülmüş ve tutuklanmıştı. Yeni Adalet Bakanı Gürlek, Erdoğan’ın salona girmesinden önce gazetecilerin Alican Uludağ’ın tutuklanması ile ilgili sorularını yanıtlamıştı. Hatta, gazetecilerin ısrarlı soruları üzerine Türk Ceza Kanunu’nun bazı maddeleri ile ilgili çelişkili cümleler kurmuştu.
Parlamento muhabirleri, gündemdeki konuların ilgili bakanlarını sorularını uzun bir süredir, gazetecilik tabiriyle “sıkıştırabiliyordu.” Yanıt verip vermemek de tabii ki bakanların hakkıydı.
Son olarak eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Milletvekili olarak salondaydı. Salonda Erdoğan beklenirken, Now TV muhabiri Beril Ötkan, Soylu’nun yanına gitmiş; 2020 yılından bu yana cesedi bulanamayın üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmanın yeniden canlandırılması ile ilgili sorularını sormuştu.

Ancak Soylu, soru sorulmasına sinirlenmiş, fiziki bir müdahale ile Ötkan’ın görüntü almasını da engellemişti. AKP Grup Başkanlığı’nın yasak kararı bu olaydan sonra geldi.
Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), yasak kararının ardından AKP Grup Başkanlığı yönetimi ile görüştü. Edinilen bilgiye göre, AKP Grubu; kararın amacının salon düzenini sağlamak olduğunu aktardı. Ayrıca bakanlar salona girmeden uygun bir noktada soru cevap yapılabilmesi için uygun ortamın oluşturulacağını belirtti.
“HABER ALMA ÇABAMIZI SINIRLAYICI BİR KARAR”
Karara dair konuşan PMD Başkanı Kemal Aktaş da yıllar içinde AKP Grubunda gelişen bir teamül sonucu bakanlara soru-cevap yapılması geleneğinin oluştuğunu belirtti:
“AK Parti Grup Başkanlığı’nın bakanlarına yönelik almış olduğu karar, doğrudan onları bağlıyor olsa da bizim haber alma çabamızı sınırlayıcı da bir karar. TBMM özel bir çalışma alanı olarak yazılı kurallarla birlikte adab-ı muaşeret kurallarının da işlediği bir yer. Dolayısıyla buna gazetecilere yönelik bir sansür uygulaması gibi bakmak da doğru değil.
PMD olarak biz de bu çerçevede AK Parti Grup Başkanlığı ile anlık haber alışverişinin kesintiye uğramaması için grup salonundaki düzeni aksatmayacak, bakanlarla daha rahat bir temas kurabileceğimiz formül ya da formüller üzerinde çalışıyoruz.”
“BAKANLARA İSTİRHAM EDİLSE DE SONUÇTA GAZETECECİLERE YASAK”
Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş, kararla ilgili şunları söyledi:
“TBMM gazetecilerin hala bakanlara, iktidar milletvekillerine, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soru sorabildiği belki de tek yer. Burada hala sorulması gereken sorular muhataplarına olduğu gibi sorulabiliyor. Erdoğan da, Bahçeli de isterse yanıtlıyor, istemezse yanıtlamıyor. Gazetecilik Meclis’te hala kurallarına göre yapılmaya çalışılabiliyor. Bu yüzden zaten bu yasak, başka yerlerde olduğu gibi gazetecilerin engellenmesi ile kurulmuyor. Belli ki hala buna benzer bir engelleme Meclis’te yapılamıyor. Bunun yerine Bakanlardan sorulara yanıt vermemesi ‘istirham ediliyor.”
Ama sonuç aynı. Günün sonunda gazetecilik ve haber alma hakkı açısından sorulması gereken soru sorulamamış olacak. Alınması gereken yanıt alınamamış olacak. Gazeteci görevini yapamamış olacak. Halk, bilgilenememiş olacak. Gündemle ilgili kamuoyunun oluşması kısıtlanmış olacak.
Bunun kimseye faydası yok. Siyasetin işi gazetecilerin sorularını engellemek değildir. O soruya yanıt vermektir. Siyasetin işi gazetecinin görevini yapmasını engellemek değildir. Gazeteci üzerinden halkı bilgilendirmektir. Halkı en doğru şekilde bilgilendirmek için yani gazetecilerin işini yapması için en uygun ortamı yaratmaktır. Gazeteciliğin nefes alabildiği ender alanlardan biri olan Meclis’in bu yasak ile anılmaması gerekiyor. AKP Grup Başkanlığı’nın bu karardan bir an önce dönmesini bekliyoruz. “
“GAZETECİLİĞİN NEFESİNİ KESME ADIMI OLMAKTAN ÖTEYE GİTMEYECEKTİR”
Gazeteciliğin evrensel ve temel amacının kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve doğrudan kaynağından haber aktarmak olduğunu söyleyen Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Başkanı Kıvanç El, “Bu demokratik ortamın; akreditasyonlar, sansür uygulamaları ile büyük darbe gördüğü açık. Bunun hala darbe görmeden yaşadığı nadir ve belki de tek yer TBMM. Ancak görünen o ki bu konuda da önlem alınarak gazeteciliğe yönelik yeni bir engel ortaya çıkarılıyor, çıkarılmaya çalışılıyor” dedi.
AKP yetkililerinin “Erdoğan’ın mesajları ön planda olmalı, bakanlar değil” ve “Karışıklık oluyor, görüntü hoş değil” gibi bahaneler sunduğunu ancak esasında gazetecilerin bakanlara soru sormasını istemediğini ifaden eden El, şunları söyledi:
“Gazetecilerin ajandası AK Parti ajandası ile aynı değildir, olamaz… ‘Erdoğan’ın mesajları ulaştı mı, ulaşmadı mı, nasıl ulaştı, onun önüne kim geçer’ gibi bir düşünce gazeteciler için bir ön kabul olmaz. Gazeteci, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da ilgili Bakanı da kamuoyuna aktarır, kimin gündem olacağı zaten konuyla ilgilidir. Gazetecinin ‘bunu yazarsam diğer mesajın önüne geçer’ gibi bir düşüncesi olamaz… Diğer konuda da ‘hoş görüntü olmuyor’ demek de geçerli değil. Bu konu da görüntünün ve şeklin değil, haberin kamuoyuna aktarılması ile ilgili bir mesele. Sonuç olarak bakanlara ‘konuşmayın yasağı’ koymaktan ziyade, ‘gazeteciler soru sormasın’ olarak algılanabilecek bu süreçten vazgeçilmelidir.
Bakanların gazetecilerle karşılaştığı, bilgi alabildiği nadir yerlerden biri olan TBMM’de de soru sorulamaması demek yeni bir alan daraltma ve gazeteciliğin nefesini kesme adımı olmaktan öteye gitmeyecektir. Meclis kurmaylarının da bu kararı bir kez daha düşünmesi ile konunun çözüleceğini umuyorum.”

“SONRAKİ ADIM MECLİS’TE ERDOĞAN’A SORU SORMAYI YASAKLAMAK MI”
AKP grup toplantılarını bu salonda takip eden Nefes Gazetesi muhabiri Nisanur Yıldırım ise bakanlara soru sorabildikleri nadir alanlardan birinin kısıtlanmasının; iktidarın gazeteciliği halkla ilişkiler faaliyetine dönüştürme çabalarından yalnızca biri olduğunu ifade etti.
Bakanların programlarını sadece belli kurumlarda çalışan gazetecilerin takip edebildiğini belirten Yıldırım, grup toplantı salonunun herhangi bir sınırlama olmadan tüm gazetecilerin bakanlara soru sorabildiği tek yer olduğunu belirtti:
“Gazetecilerin soru sormasının salon hazırlığıyla ilişkilendirilerek engellenmeye çalışılması komedi. Gazeteciler ve soruları bu sefer de ‘salon hazırlığına tehdit’ olarak görülüyor.
Tüm bakanlar tek bir kişiye bağlı. Ama yine de AKP iktidarı, bakanların gazetecilerin sorularına verdiği cevaplara bile tahammül edemiyor. Soru sorabildiğimiz tek alanın elimizden alınması basın özgürlüğüne vurulmaya çalışılan son darbelerden yalnızca biri. Önemli olan gazetecilerin bu yeni sansür girişimine nasıl bir tepkiyle yanıt vereceği. Sonraki adım Meclis’te Erdoğan’a soru sormayı yasaklamak mı olacak? Bakanlara ilişkin kararın ardından bu da yapılırsa kim şaşırabilir?”
