Tag: sinema
-

Atatürk’ün izlediği filmler: Alman müzikallerinden Şarlo klasiğine
Mustafa Kemal Atatürk, boş zamanlarında, romantik komedilerden tarihî dramlara, savaş filmlerinden Türk belgesellerine kadar geniş bir yelpazede, 5 dilde en az 23 film izledi. Sesli sinemanın ilk yıllarında Çankaya Köşkü’ne bir sinema salonu kurduracak kadar bu sanatı seven Atatürk, bir yandan da filmlerin, dönemin ‘Yeni Medya’sı olarak yurt çapında eğitimi destekleyebileceğini çok erken fark etmişti.
-

Film festivalleri: Sinemada dijitalleşme, nereye kadar?
COVID-19 salgınının 2 yıldır belki de en çok etkilediği alan kültür-sanat hayatı, en ağır darbeyi vurduğu sektör sinema oldu. Bu ay yapılan İstanbul Film Festivali ise “normalleşme” sinyalleriyle sinemanın üreticilerine de, izleyicilerine de umut verdi. Peki, sinema sektöründe ve film festivallerinde salgınla birlikte hızlanan dijitalleşme, normalleşme sonrasında da kalıcı olur mu? Filmlerle yalnızca salonlarda ve
-

Exxen mi, Gain mi? Dijital medyanın iki yeni girişimini kıyasladık
2021 yılına girerken Exxen ve Gain’in yayın hayatına başlaması izleyicileri heyecanlandırdı. Eğlence medyasının dijital mecradaki bu iki yeni girişiminin ilk haftalardaki performanslarını karşılaştırdık. “Exxen mi, Gain mi” sorusuna yanıt ararken içerikleri inceledik, fiyat politikalarına baktık ve kullanıcı deneyimlerini kıyasladık. Televizyonun ve YouTube’un bir devamı gibi görünen Exxen, kişilikleri öne çıkarıyor ve izleyiciyi hemen hiç şaşırtmıyor.
-

Eski filmler: Lumiere’in kar topu savaşı yapay zekâyla renklendirildi
Sinemanın kurucu isimlerinden Louis Lumière’in “Kartopu Savaşı” (Bataille de neige) adlı filmi, 123 yıl sonra yapay zekâ ile renklendirildi. Filmde, 1897 yılında Fransa’nın Lyon kentinde sokakta kar topu oynayan insanlar görülüyor. Giderek geliştirilen derin öğrenme teknolojisini kullanan Deoldify projesi kapsamında bu 123 yıllık filmin görüntü kalitesi, 4K çözünürlükte saniyede 60 kareye kadar yükseltildi. Ayrıca yapay
-

Joker ve medya: Güçlüyü tutuyor, güçsüze vuruyor
Yılın belki de en çok tartışılan filmi Joker… DC evrenine bir kez daha dönmemizi sağlayan filmde Joaquin Phoenix, medyanın küçümsemesiyle büyüyen bir anti kahramanın doğuş hikâyesini canlandırıyor. “Joker’in medyasını” sinema yazarlarıyla değerlendirdik. Ana akım medyanın “boy aynası etkisine” ve “güçlüyü tutup güçsüze vurmasına” dair bir yazıya buyrun… 2008 yılında Christopher Nolan, Batman: Kara Şövalye’yi çektiğinde
-

En iyi gazetecilik filmleri: Gazeteciler ve akademisyenler seçti
Bayram tatilinde izlemek isteyebilirsiniz diye en iyi gazetecilik filmlerini gazetecilere, sinema eleştirmenlerine ve akademisyenlere sorduk. All The President’s Men (Başkanın Tüm Adamları) açık ara birinci olurken, ikinciliği Spotlight aldı. Üçüncülüğü ise Zodiac ve The Post paylaştı. Sinema her zaman kurgusuyla ya da gerçek hikâyesiyle bizi kendisine çeken büyülü bir perde olmuştur. Zamanı unuttuğumuz anları ve
-

Gişede tarihi düşüş: Kendi hikâyelerinden korkan bir ülke olduk
Türkiye’de sinemalar son 10 yılın en düşük seyirci sayısını geçen ay gördü. 2018’e kıyasla 12 milyonluk bir seyirci kaybı var ve bu kayıp kendisini en çok yerli filmlerin izleyicisinde gösteriyor. Bir sinema işletmecisi; devletin, sanatçıların ve sinema emekçilerinin Yeşilçam ruhuna sahip çıkmamasından yakınıyor. Yapımcıların tekelleşmesinin yanı sıra siyasi ve toplumsal hassasiyetler gerekçe gösterilerek “kendi hikâyelerimizin”
-

Spielberg de topa girdi: Sinema salonu mu Netflix mi?
‘Organize İşler: Sazan Sarmalı’ filminin vizyondaki ikinci haftasında Netflix’te de gösterime girmesi tartışılırken, dünyaca ünlü yönetmen Steven Spielberg’den sinema-TV-dijital platform üçgeniyle ilgili bir çıkış geldi. Spielberg, cumartesi günü Los Angeles’ta ABD Sinema ve Ses Derneği’nin (CAS) Film Yapımcısı Ödülü’nü alırken “Sinema salonlarının sonsuza dek var olması gerektiğine güçlü bir biçimde inanıyorum” dedi. ‘Sinema salonu özel
-

Gülriz Sururi ile sinema üzerine: Bizi döndürecek bir şey lâzım
2015 yılının bir şubat günü röportaj yıldızım Gülriz Sururi idi. ‘Sinemaskop Randevular’ kitabımın en özel buluşmalarından biriydi. Konsept gereği birlikte önce vizyondan bir film izlmemiz gerekiyordu. Çıkışta hem izlediğimiz filmi konuşacaktık, hem de ilk gördüğü filmden bu yana sinemanın ona ifade ettiği diğer şeyleri ve bıraktığı izleri. Kendisine teklifte bulunurken çekinmiştim doğrusu, Gülriz Hanım 86
