Tag: öne çıkanlar
-

Bu kavga bitmez: Çay mı kahve mi?
Sendikada habercileri birleştirmeye çabalarken masum bir çay-kahve sorusuyla meslektaşlar arasındaki derin hizipleşmeyi istemeden körüklemiş olduk.
-

Kaos günlerinde yayıncılık: Normal işler yapmaya çalışmak
Bu bir ‘sosyal medyacıların eften püften dertleri’ yazısı değil. Bu, gayet sıradan olan işlerini, geri kalan her şeyi önemsizleştiren patlamaların ortasında yapmak zorunda bırakılanların kafalarında doğal olarak oluşan sorularla ve onlara veremedikleri cevaplarla ilgili bir yazı. Genelde Whatsapp’tan geliyor patlama haberi. Önce olay idrak ediliyor, sonra bölgede tanıdık var mı kontrol ediliyor. İyiler mi? İyi
-

Profilleme: Okuyucuyu kime satıyoruz?
Fişleyen reklamcılara ve okuyucusunu satan gazetecilere kızmayın. Onlar sadece işini yapıyor. Mesele oyunun kurallarını değiştirmekte. Ve bu elimizde.
-

Borgen: Danimarka’dan iletişim ve siyasete bakmak
Genç bir siyasi danışman, başarılı bir gazeteci kadın ve özgürlükçü bir kadın Başbakan. Yanılmadınız olay İskandinavya’da geçiyor. Ya da kurgu bu şekilde ilerliyor. Danimarka televizyonu DR1 tarafından yayınlanan, daha sonra BBC’ye kadar şöhreti ulaşmış olan Borgen dizisi, şu ana dek yayınlanmış üç sezonu ile House Of Cards ve Madame Secretary gibi dizileri hem siyasal gerçekçilik
-

Ağaoğlu’nun sözleri ve ‘ortanca’ hanımın hisleri
Ülkenin en zengin ve en magazinel müteahhiti Ali Ağaoğlu, yeni bir projesinin basın toplantısında söylediği sözlerle manşetlerde: “Gittim ortanca hanımla İstiklal Caddesine, olayın olduğu yere… Millet fakir, karanfil bırakıyor, ben gül bıraktım.” Karanfil ve gül ayrı, ‘ortanca’ ise ayrı tartışmalara yol açtı haliyle. Görgüsüzlük, kültürsüzlük tepkileri yağdı en hafif tabiriyle ve “Acaba ortanca hanım neler
-

‘Fidye virüsü’ hakkında bilmeniz gerekenler
Bir arkadaşım, ısrarla gelen ve bir GSM şebekesinin kurum kimliğini taklit eden ‘fatura borcunuz var’ epostasıyla ‘spam’ olduğunu düşünerek bugüne kadar ilgilenmedi. Ancak bugün birden, ‘Öff, yeter, neymiş?’ diyerek bu e-postanın güya ‘fatura’ eklentisini indirip açmak gafletinde bulundu. Böylece sistemine ‘ransomware’ olarak adlandırılan bir ‘cryptovirus’ bulaştı. ‘Ransomware’ ve ‘cryptovirus’ı özetlemek gerekirse: Word dökümanı, Excel dökümanı, jpg resim dosyası gibi
-

Prodüktör olmak: ‘Seni ekran önünde görecek miyiz?’
Neden herkes medya sektöründe çalışan insanların bir gün ekran yüzü olacağını düşünür? Kameranın arkasındakiler kimdir, ne iş yaparlar, nelerle uğraşırlar? Bunu hiç düşündünüz mü? Cevabı vermeye prodüktörlerin hikayesini anlatarak başlıyoruz… Doktor, öğretmen veya avukat değilseniz, hele bir de medya sektöründe çalışıyorsanız yaptığınız işi başkalarının anlaması çoğu zaman imkânsızdır. Büyük olasılıkla sahip olduğunuz unvan karşı taraf
-

Ofiste ergonomi: Bel kütletmekle olmaz
Meslek hastalıkları çağın gizlenen salgını. Bizim payımıza düşense sırt ağrıları. Yine de kütletme kader olamaz.
-

Radikal: Kötü yönetimlerin ceremesini yine gazeteciler çekti
Radikal’in kağıt baskıya vedasından iki yıl sonra Radikal.com.tr’nin de yayınına son verildi. Herkesin konuyla ilgili bir fikri var; peki Radikal’e yıllarca emek vermiş isimler bu dramatik sonla ilgili ne düşünüyor? Biz sorduk, Radikal’le özdeşleşmiş isimler yanıtladı.
-

Cehaleti öven profesörün ‘montaj’ vurgusu bize ne anlatıyor?
İbretlik bir gündem gelişti yine, Türkiye’den başka nerede yaşanırdı bilinmez. Ne bu yüzyılda ne de herhangi bir çağda benzerine rastlanması güç bir şey. Özel bir üniversitenin rektör yardımcısı bir TV programına konuk olmuş ve akıl almaz beyanlarda bulunmuştu. “Okuma oranı arttıkça beni hafakanlar basıyor. Ben açıkçası korkuyorum, ben her zaman cahil halkın ferasetine güveniyorum” şeklindeki