Etiket: öne çıkanlar
-

İstanbul’da Haziran: Festival zamanı
Haziranda İstanbul tenhalaşır, trafik rahatlar ve festivaller başlar! Bu büyüleyici şehirde bu ay neler var, gelin beraber keşfedelim.
-

İspanyol El Diario gazetesinin başarısı dijital yayıncılara örnek oluyor
“Potansiyel okur sayımız altı milyon. Altı milyon insanın tamamını takipçiniz olmaya ikna edemezsiniz ama okurunuz hakkında daha fazla bilginiz olursa, onlara yaklaşabilirsiniz.”
-

‘Arka Pencere’ gerçekten kapandı mı?
Kültür sanat yayıncılığı için zor zamanlar. Geleneksel medyanın ruhsuz ticari klişeleri, internet medyasında ise taşların bir türlü yerine oturmayışı sayesinde emeğimiz ‘hayır işi’ kıvamında bir faaliyete dönüştü. Profesyonel içeriği amatör bir ruhla üretmek ve binbir fedakârlıkla ayakta kalmaya çalışmak gibi mantık dışı bir mücadele veriyor kültür sanat gazetecileri. Reklamverenlerin ve markaların da elini taşın altına koyup;
-

Urla: Dur, sakinleş, Ege’ye ayak uydur, gevrekleş
Son zamanlarda kiminle konuşsam, herkesin derdi aynı: İzmir’e ya da İzmir’in çevresindeki kasabalardan birine göç etmek ve kalan ömürlerini insan gibi yaşamak! İstanbul, malûmunuz, özellikle son yıllarda, ‘insan gibi yaşamanın’ mümkün olmadığı bir şehir. Vahşi bir cangıldan daha vahşi. İnsanı düpedüz delirtiyor. Bu kadar delirmek yeter diyenler, artık gitmek istiyor. Neden İzmir ve çevresi? Çünkü
-

Bir ırmağa yolculuk: Gölgede kalmış başyapıt
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, güzel bir şeyden bahsetmek lüks. İyi bir kitabı, güzel bir filmi ya da güzel bir şarkıyı anlatmak, abesle iştigal oldu. Ahmet Erhan “Oğul” şiirinde bugünleri tasvir etmiş adeta: “Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi Ayrık otları, dikenler bürümüş” Ayrık otlarının ve dikenlerin arasında filizlenmeye çalışan çiçeği görmekten başka şansımız yok… Radyo
-

Para Tuzağı: Medya ve borsanın kalbinde bir macera
Beşi yerli, on yeni film vizyona girerken, George Clooney ve Julia Roberts’ı bir araya getiren müthiş bir gerilim var bu hafta sinemalarda. Yönetmen koltuğunda Jodie Foster’la, medyanın kalbinde atan bir macera. Seyirciyi skandal bir canlı yayının kamera arkasına götüren Money Monster/Para Tuzağı, özellikle televizyoncular için haftanın en çekici seçeneği. Ben yönetmenlik yıllarıma dönüp, sanki reji
-

Outsource ve teknolojinin gelişimiyle işçi hakları nereye gidiyor?
Journo’da ‘freelance çalışanlarla’ ilgili okuduğum ilginç bir yazı bana konunun başından itibaren basitçe anlatılması gerektiğini düşündürttü. Çünkü 1970’ler ya da 80’lere kadar çeşitli ülkelerde darbe ve savaşlarla sömürülen kaynaklar, bugünlerde outsource, borsa, araştırma kuruluşları ve teknolojiyle alt-üst ediliyor. Çok daha kolay, çok daha kansız. Bugünün mottosu “küçük güzeldir.” ‘İşçi sınıfının erdemi kanaatkâr olmaktır’ Devlet yönetimi konusunda tarih boyunca
-

E-bülten ile web sitenizin trafiğini nasıl arttırırsınız?
Nuzzel’ın CEO’su ve Kurucusu Jonathan Abrams, e-bültenlerin yayıncılar açısından işlevine başka bir açıdan bakıyor.
-

Suriyeliler kalıcı: Medya onları ne zaman görecek?
Önce sayısal veriler: Resmi verilere göre sayıları 2 milyon 800 bin. Araştırmacılar “yaklaşık 3 milyon” diyor. Bu nüfusun sadece 10’da 1’i kamplarda. Türkiye’de doğanların sayısı (kayıtlı) 160 bin. Ardından bundan sonrasına ilişkin kestirimler: ‘Misafirliği’ yıllara yayılan bu nüfusun büyük oranda kalıcı olduğunu bize alanda çalışan akademisyenler söylüyor; onlara kulak verelim: Prof. Dr. Ayhan Kaya: Savaşta
-

Cem Dinlenmiş: 2050’lerde de dokunulmazlık çizmek istemiyorum
Cem Dinlenmiş, heyecanla takip edilen genç karikatüristlerden. Penguen’deki “Her Şey Olur” köşesinde, her hafta Türkiye siyasi gündeminin röntgenini çekiyor. Klişe tabirle, güldürürken düşündüren biri… Şubat ayında kentsel dönüşümü konu alan, “Görsen Kesin Tanırsın” adlı bir sergi açtı. Son olarak Cannes Film Festivali’nden ödülle dönen “Albüm” filminin afişini hazırladı. Dinlenmiş ile Türkiye’yi, sanatı ve hayatı konuştuk…