Tag: koronavirüs
-

‘Alacağın olsun koronavirüs! Korktuğum şeye dönüştüm’
“Dr. Fauci’nin eleştirileri sertleşiyor, Vali Cuomo ile Trump’ı köşe sıkıştırıyorlar, bu akşamki basın toplantısı önemli. Daha mayıs ortasında taze fasulye alan aklıma şaşayım, düdüklüde bile pişmez bunlar. İtalyan gazeteciyle bağlantı yapıp son durumu anlattıracağım ama İngilizcesi nasıl acaba, önden bir hazırlık mı yapsak?” “Çarşafları yıkayınca gün boyu ev yumuşatıcı kokuyor, insanın uykusu geliyor, belki gece
-

Kâğıt gazeteler: Dijitalde fark yaratan, salgından güçlü çıkacak
COVID-19 küresel salgını, Türkiye’de ticari olarak zaten zorlanan medya sektörüne bir darbe daha vurdu. Evden çalışmanın kalıcılaşması en çok medya patronlarına yararken ücretsiz izin ve işten çıkarma uygulamaları gazetelerde de görülmeye başladı. Salgının özellikle kâğıt gazetelere etkilerini meslek örgütlerine sorduk. TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, dijital alanda fark yaratanların uzun vadede kazanacağını vurguladı. TGC Genel
-

İnci Ertuğrul: Yeni bir TV yayıncılığı modeli benimsenebilir
İnci Ertuğrul, koronavirüs günlerinde dahi canlı yayınları sürdüren az sayıda programdan biri olan Gerçeğin Peşinde’yi sunuyor. “Meslek hayatımda en zorlandığım dönemi yaşıyorum. 30 yıldır bu sektördeyim ve geride bıraktığım 1.5 ay sanki 15 yıllık çalışmaya bedel” diyen Ertuğrul ve program ekibiyle, salgının televizyonculuğa etkisini konuştuk. Ertuğrul’a göre salgın sonrasında “yeni bir televizyon yayıncılığı modeli” benimsenebilir.
-

Serbest gazeteciler: Ya virüs kapacağız ya aç kalacağız
Salgın belki de en çok serbest gazetecileri etkiliyor. Onlardan biri olan Hasan Akbaş, geçtiğimiz günlerde bir haber fikri üzerine sokağa çıkmış. Hiçbir koruyucu gereci olmadığı için çalışmaya odaklanamamış. Evdeki ailesini de riske atmamak amacıyla geri dönmüş. Ancak eve geldiğinde, borcunu bir saat içinde ödemezse internetinin kesileceği mesajı alınca yeniden sokağa çıkmak zorunda kalmış. “Evde kalanlar”
-

Koronavirüs haberleri: Dünya da sosyal medya ve TV’den izledi
Koronavirüs günlerinde Türkiye’deki medya tüketim alışkanlıklarını incelediğimiz “Karantinada Haber” yazı dizisinin ardından, bu kez bir dünya turuna çıkıyoruz. Gazeteci Alya Şahin, 21 ülkeden 25 kişiye COVID-19 küresel salgını sürerken yaşadıklarını sordu. Türkiye’de olduğu gibi dünyada da geçmişe kıyasla daha fazla insan, haberler için sosyal medyaya ve televizyona döndü. Bunalanlar ise Netflix ve YouTube’da eğlence içerikleri
-

‘Maske taktığımız için bizi şikayet ettiler’
Türkiye’de medya, COVID-19 salgınıyla mücadelede gazetecileri koruyacak önlemleri hem geç, hem de eksik aldı. Yabancı yayınlar için Türkiye’de görev yapan gazetecilerle kıyaslandığında bu gerçek daha net görülüyor. CCTV muhabiri Burak Coşkun, Sağlık Bakanı Koca’nın ilk basın toplantısında maske taktıkları için meslektaşları tarafından şikayet edildiklerini vurguluyor. DW’den Hilal Köylü’ye göre de Türk televizyonlarında çalışan muhabirler “oldukça geç”
-

Kayda Geçsin 2: Stüdyosuz yayıncılık
Yeşim Özdemir, #KaydaGeçsin’in ikinci bölümünde üç gazeteciyle koronavirüs günlerinde haberciliği konuştu. Burcu Karakaş, Celal Başlangıç ve Yıldız Yazıcıoğlu ile söyleşinin odak sorularından biri: Yayıncılık için stüdyo hâlâ şart mı? KAYDA GEÇSİN – TÜM BÖLÜMLER
-

Devlet acaba bize yalan mı söylüyor? İngilizler ‘terörist’ olmadan da bunu sorabiliyor
Yeni bir koronavirüs türü olan SARS-CoV-2’nin neden olduğu COVID-19 küresel salgınında gözlerin çevrildiği ülkelerden biri İngiltere. “Sürü bağışıklığı” stratejisi ters tepince geri adım atan ülkenin Başbakanı Boris Johnson da COVID-19’a yakalanıp zor da olsa iyileşen isimler arasında. İngiltere bugünlerde Türkiye bağlamında da gündeme geldi. Türkiye’den İngiltere’ye gönderilen 400 bin koruyucu önlüğün güvenlik standartlarına uygun olmadığına
-

Sansür ve otosansür kıskacında: Gazetecilik dijitalde direniyor
İktidarı destekleyen isimlerin bugünlerde savurduğu ölüm tehditleri bile yargıyı harekete geçirmiyor ama gazeteciler Twitter’daki eleştirileri nedeniyle cezalandırılıyor, soruşturmaya uğruyor ve hatta espri yaptıkları için tutuklanıyorlar. Üstelik torba yasadan son anda çıkarılan “sosyal medya düzenlemesi” yasalaşırsa durum daha da zorlaşabilir. RTÜK ve BİK cezalarıyla iyice ağırlaşan bu baskı ortamı, otosansürü ve otokontrolü daha da yaygınlaştırıyor mu? Konuştuğumuz
-

Erdoğan Aktaş yazdı: Gerçeklerin tsunamisi
Yeni tip koronavirüsün Türkiye’de ilk ölüme neden olduğunun açıklanmasından yaklaşık iki ay sonra yetkililer, kontrollü de olsa “normalleşme” için ilk adımları bu hafta atmaya başladı. Covid-19 salgını sonrasında hayatın nasıl dönüşeceği konusunda gazetecilerin ve iletişim akademisyenlerinin görüşlerini aktardığımız “Virüsten Sonra” dizimizin üçüncü bölümünü, deneyimli televizyoncu Erdoğan Aktaş yazdı: Medya için ‘gerçeklerin tsunamisi’ne hazırlanma zamanı… Bugünlerde herkesin