Category: Seyahat
-

Köln’de Noel pazarları: Bir tatlı telaş
24 Aralık’ı 25’ine bağlayan gece ile bitmiyor Noel, esas önemli olan öncesi. Dört hafta kala başlıyor telaşı. Hele ki Almanya’daysanız kaçırmanıza imkân yok! Tarçın, şeker, karanfil kokuları çoktan sarmıştır etrafınızı. Almanya’nın Noel pazarları meşhur, hangi şehre gitseniz en az bir tanesine rastlamanız mümkün. Berlin, Nuremberg ve Dresden’dan sonra en iyiler listelerinde sıkça adı geçen Köln’ün
-

Güzel ama komplike: Kısa bir İtalya seyahati
İtalya her dönem benim için cezbedici olmuştur. Belki filmlerde gördüğüm manzaralar, belki pizza makarna gibi hamur işine düşkünlüğüm, belki de efsane kadrosuyla futbol denince ilk aklıma gelen takım Milan olması nedeniyle o ülke fazlasıyla beni içine çekiyordu. Bu yıl, o çok merak ettiğim ülkeye bir ziyaret şansım oldu. Tatilde geçirdiğim ilk birkaç gün, farklı bir
-

Dublin’de hafta sonu kaçamağı: Sürekli şaşırtan kent
Dublin, dakikası dakikasına uymayan, sizi sürekli şaşırtan bir yer. Hava bir güneşli, bir yağmurlu… Arnavut kaldırımlı sokakları, içinden canlı İrlanda müziği taşan barları, güzel kafeleri, eski kitapçıları, ünlü yazarları ve farklı mimarisiyle uluslararası kimliklere ev sahipliği yapan kozmopolit bir şehir burası. İlk kez gidip de kısa zaman geçireceğim yerlerde hiç acele etmem; her şeyi muhakkak görmeliyim, deneyimlemeliyim diye
-

Torcello: On bir kişinin yaşadığı ada
Burano’dan bir vapuretto, baş dakika sonra Torcello. Küçücük bir ada. Bir iskelesi, bir lokantası, bir de tarihi kilisesi var. İskelede inip dere boyu yürüyorsunuz, sol tarafınızda meşhur Locanda Cipriani kalıyor, onu da geçtikten sonra Kilise Meydanı Santa Fosca. Meydanın solunda Şehir Müzesi. Bira, şarap, prosecco, su, dondurma, cips, buzlu içecekler satan bir büfe var. Başka
-

EXIT kimin EXIT’i? Junkielerden hipsterlara bir festival hikâyesi
4 gün. 15 sahne. 195 bin kişi. Tarihi Petrovaradin Kalesi’nde. Güneş gözlüklerinizi unutmayın! ?
-

İkaria hakkında çok şey
Uzun bayram tatilinde Türkiye’de gündemin Yunan adaları olacağından habersiz, İkaria’ya gittik. Türkçe adıyla Ahikerya, Türkiye’ye haritada çok yakın ama yaşam tarzı olarak çok uzak bir ada. Samos’un hemen yanıbaşında. “İnsanların ölmeyi unuttuğu ada” olarak anılıyor birçok yerde. National Geographic’te yayınlanan bir araştırmada, dünyanın en uzun yaşayan insanlarının ikamet adresi İkaria ve Okinawa adaları olarak gösterilmişti. Yazıda
-

Lizbon: Hayalin büyüsünü gerçekte tatmak
“… tıpkı arzuladıkları bir şehri gözleriyle görmek için seyahate çıkan ve hayalin büyüsünü gerçeklikte tadabileceklerini zanneden insanlar gibi, ona kavuşmaya hasrederdim kendimi…” Marcel Proust, Swann’ların Tarafı Proust’un bu cümlesini ilk okuduğumda küçük bir kişisel aydınlanma yaşamıştım. Bir şehirle ilgili ayrıntılı araştırma yapıp, heyecanlanıp, hayal kurduktan sonra, o şehri gözlerimle gördüğümde hep biraz hayal kırıklığına uğradığımı
-

Bozcaada: Hayatı yavaşlat
Bazı yerler vardır yeniden gitmek, hep gitmek istersiniz; her bir yeriyle, insanıyla, manzarasıyla ilgili ayrı ayrı yazmak… Bozcaada işte öyle bir yer benim için, ilk görüşte aşk gibi. Reçelci teyzeyi yine güleryüzüyle görünce mutlu olmak gibi, Türkan abla ve Nejat ağabeylerde sabah kahvesi eşliğinde yapılan tadına doyulmaz sohbet gibi, adanın sersemleten rüzgarına karışan kekik kokusunu
-

Urla: Dur, sakinleş, Ege’ye ayak uydur, gevrekleş
Son zamanlarda kiminle konuşsam, herkesin derdi aynı: İzmir’e ya da İzmir’in çevresindeki kasabalardan birine göç etmek ve kalan ömürlerini insan gibi yaşamak! İstanbul, malûmunuz, özellikle son yıllarda, ‘insan gibi yaşamanın’ mümkün olmadığı bir şehir. Vahşi bir cangıldan daha vahşi. İnsanı düpedüz delirtiyor. Bu kadar delirmek yeter diyenler, artık gitmek istiyor. Neden İzmir ve çevresi? Çünkü
-

Roma: Şenlik, yeme ve yaşama kültürü
İlk Roma seferimi 20 yıl önce yapmıştım. Turla gitmiştik ve harala gürele koşturmacadan dolayı şehirden pek bir şey anlamamıştım. Bu kez akıllanmış olarak gittim. Şehri tek başıma ve yayan dolaştım. İlk izlenimler: Roma tarih kokuyor. Roma yaşıyor. Roma yiyip içiyor. Roma yemyeşil. İstanbul’a hiç benzemiyor. (Oysa 20 yıl önce ne çok benzetmiştim) Roma’nın ortalık yerinde dev alışveriş