Category: Televizyon
-

Bizimkiler’in aile sıcaklığından ekranda parmak kırmaya: RTÜK’ün gölgesinde büyüyen şiddet
Yüksek reyting aldıkları öne sürülen televizyon dizilerinde işlenen öyküler aracılığıyla kadına ve çocuğa yönelik şiddet, her gün saatlerce süren yayınlarla normalleştiriliyor. Birçok dizide kadın güçsüz, erkeğin sahip çıktığı, sahiplendiği, koruduğu ya da yoğun fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı veyahut öldürdüğü “insan-nesneler” olarak konumlandırılıyor. Dizilerdeki şiddete artık alıştık ama henüz birkaç yıl öncesine kadar sorun bu
-

CPM devrimi: Televizyonlar reyting sistemini terk ediyor
Dünya medyasında dijitalleşmenin sessiz devrimi hız kazandı. Reklam maliyetlerini reyting üzerinden belirleyen televizyon sayısı giderek azalıyor. Son olarak ABD’nin en büyük yerel televizyon ağı, reyting yerine “1000 (gösterim) başına maliyet” (CPM) yöntemine geçti. Yakında Türkiye’ye de sıçraması muhtemel bu dönüşümün bir sonraki ayağı mobil izleyiciler olacak. Axios’un özel haberine göre NBC ve Telemundo’nun sahip olduğu
-

Kusturan eğlence: Postman ROK’un ekrandan alınmasına ne derdi?
Rasim Ozan Kütahyalı’nın Beyaz TV ekranlarından bir kez daha uzaklaştırılması son günlerde çok tartışıldı. Televizyon alanında medya eleştirisinin önde gelen teorisyenleri bugünleri görse acaba ne yorum yaparlardı? Kütahyalı vesilesiyle Neil Postman, Dallas Smythe ve Elihu Katz’ın fikirlerini hatırlayalım. İnsana dair hiçbir şey bize yabancı değildir Popüler kültür, sosyal sermayesi yüksek, entelektüel veya yarı-entelektüellerce hor görülmeye
-

‘Yayıncılık değişti, medyanın çocukları düşünmesini beklemeyin’
Televizyon ekranlarındaki çocuğa şiddet haberlerinde önce “cinsel istismar var mı” diye soranlar, internette ise Kore kültürü hayranlığı… Prof. Dr. Cangöz, “Yayıncılık modeli değişti, medyanın çocukları düşünmesini beklemeyin. Çocuklar önce TV reklamlarına, şimdi cep telefonuna teslim edildi” diyor.
-

Muhafız, Bartu, Masum: Türk dizisi algısı değişiyor mu?
Netflix Türkiye, BluTV, PuhuTV gibi yayın platformları Türk dizisi denince akla gelen klişeleri yıkıp yeni bir dil yaratabilecek mi? Sektörün üreticilerine sorduk. YouTube CBO’su Robert Kyncl, CES 2016 sunumunda “Dijital video yayınları 2020 yılına kadar TV yayınlarını geçecek” açıklamasını yapmıştı. İzlenme sayıları konusunda bu tahmini yaparken yeni nesil yayın platformlarını ne kadar hesaba katmıştı bilinmez
-

TRT 2 nostaljiden öteye geçebilecek mi?
TRT 2, dokuz yıl aradan sonra yayın hayatına yeniden başladı. Yayın programına şöyle bir göz atınca “eski güzel günler geri geliyor” nostaljisine kapılmak kolay; ama bir anlığına. Çünkü ne televizyon yayıncılığı bırakıldığı yerde, ne de kültür-sanat izleyicisi… RTÜK’ün baskıcı sansür uygulamaları ve yayın programının hükümetin kültürel iktidar mücadelesine hizmet ettiği şüphesi, sanat izleyicisinin kanala temkinli
-

Netflix ilk kez Türkiye’de: Musa Dağdeviren bize ne gösterdi?
Netflix’te artık biz de varız. Hayır Çağatay Ulusoy’la değil. Dünyaca ünlü yemek belgeseli Chef’s Table, Anthony Bourdain’in izinden gitti, Musa Dağdeviren’i keşfetti.
-

190 ülke 130 milyon abone: Netflix buraya nasıl geldi?
1997’de bir DVD kiralama şirketi olarak kurulan Netflix, bugün 190 ülkedeki 130 milyon abonesiyle sinema ve TV sektörüne kafa tutan devasa bir medya gücü. Peki şirket bunu nasıl başardı? Özellikle son 10 yılda büyük bir ilerleme kaydeden Netflix’in bunu nasıl başardığını anlayabilmek için geçmişte kısa bir yolculuğa çıkmak gerekiyor: 1997 yılında Kaliforniya’da Reed Hastings ve Marc
-

Bizim Hikâye: Yerli Shameless yersiz tutucu
Cinsellik, uyuşturucu, din ve sistem eleştirisi üzerine kurulu Amerikan yapımı Shameless dizisinin Türkiye’ye nasıl uyarlanacağı sosyal medya üzerinden hararetle tartışılırken dizi “Bizim Hikâye” adıyla Fox TV’de yayınlanmaya başladı. Dizi henüz hazırlık aşamasındayken yönetmen Serdar Gözelekli’nin hikâyenin Türkiyelileştirildiğinden bahsetmesi mânîdar gelse de yine de uyarlamayı doğru değerlendirmek için beklemek gerekti. Orijinal yapımda son derece kuvvetli olan
-

Sırrı aynasını, sureti aslını: Bülent Ersoy
Hep zor sınır kontrollerinde, ağır eşiklerde durdu. Harlı uçların güç birlikteliklerinde. Kesif yangınların orta yerinde, kendi kristalleriyle yürüdü, geldi. Kara ormanlarla, bela renk tonlarından sabıkalı. Sırtında asırların cam kırıkları. Kolay mı bunca kökle, tedirgin tutulmalarla, yarıda kalmış rüyayla baloya gelmek! İnsan, dünya, toprak vahşi. Sığ su kenarlarında yürümeyi seçmedi hiç. Erkekten daha erkek, kadından daha