Category: Film
-

İdeolojik bir çöküş: Black Panther
* Bu yazıda sürpriz kaçıran bulunmaktadır.
-

Akademi ne yapmak, nereye varmak istemektedir?
Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nin (kısa adıyla Akademi) 1929 yılından bu yana verdiği Oscar Ödülleri bu yıl 90’ıncı kez düzenlenecek. Tören 4 Mart gecesi (Türkiye için 5 Mart’ın erken saatlerinde) Jimmy Kimmel’ın sunumuyla gerçekleşecek ve dünya üzerindeki milyonlarca insan yayınları ve sosyal medyayı takip ederek Oscar heyecanını paylaşacak. Adayların açıklanmasının hemen ardından Medyascopetv’de akademisyen
-

The Post: Gazeteciliği mesafe kurtarır
Hollywood mitlerinin yanı sıra manipülasyonun da arttığı günümüz dünyasında, Spilberg’in son filmi The Post zamanlama açısından çok manidar olmuş. Gerçek bir hikâyeden kurgulanan film, gazeteciliğin tanımının yeniden tartışıldığı şu dönemde, gazeteciliği mesafenin kurtaracağını yeniden hatırlatıyor. Tabii anlamak isteyene. Sinemanın dahi çocuğu olarak adlandırılan Steven Spilberg’in son filmi ‘The Post’u geçtiğimiz gün izleme fırsatı yakaladım. Öncelikle, sayısız
-

Arif V 216: Yılın sinema şöleni
Komik olduğu kadar da duygusal bir sinema yapıtı Arif V 216. Dostluk, iyilik ve insan olmak gibi yüksek duyguların ve arayışların eseri. Sevdiğimiz, inandığımız ve deliler gibi özlediğimiz ‘eski Türkiye’ye ait hemen her şeyin var edildiği sosyokültürel bir bayram yeri adeta! 2 Ocak akşamı Soho House’da yapılan ilk medya gösteriminde izledim Arif V 216’yı. Hem
-

The Last Jedi: Seriye yön verecek hikâye
* Bu yazı spoiler içerir.
-

Benim varoş hikâyem: Adana’nın hızlı çocukları
Bundan yaklaşık 4-5 ay önce bir belgesel fragmanı Youtube’da izleyicileriyle buluştu. Şu ana kadar çok fazla insana ulaşamamış olsa da, ki yapılan reklam az olduğu için bu durum oldukça normal, izleyenleri derinden etkileyen bir fragmandı bu. Adana’nın Ceyhan ilçesinde büyüyen Yunus Ozan Korkut kendi “varoş” hikâyesini çekmek için kollarını sıvamıştı. Bu varoş hikâye izleyenleri hem
-

Özgür gazetecilik sınırsız gücün şişirdiği egolara karşı
Ülkemizdeki gazetecilerin durumu bir yana, son zamanlarda dünyada da gazetecilerin pek mutlu olduğu söylenemez. Bir yandan internet reklamcılığı dolayısıyla daralan basın gelirlerinin işsiz ya da garantisiz bıraktığı gazeteciler var, diğer yandan, yazılan haberlerin rahatsız ettiği kişilerin baskıları. Kamuoyunu bilgilendirme işlevi olan gazetecilik bazen birilerinin yazılmasını istemediği şeyleri de yazabiliyor. Hatta George Orwell bunu aşağıdaki şekilde
-

İsmiyle müsemma: Wonder Woman
*Bu yazı sürpriz kaçıran içermektedir. Journo’ya kaçıncı kez film eleştirisi yazısı yazdığımı sayamadım. Ancak yazılarımı yazarken aklımda her zaman “Acaba bir gün DC (Detective Comics) filmi öveceğim günleri görecek miyim?” sorusu vardı. Ve işte o gün geldi çattı. Çok da pohpohlamadan, sizlere biraz Wonder Woman’dan bahsedeceğim. Geriye dönüp baktığımızda, iyi ya da kötü onlarca çizgi
-

Özpetek’in renksiz ve âhenksiz kırmızısı
Ferzan Özpetek’in ‘ilk Türk filmim’ dediği, yıldız oyuncu kadrosuyla aylar öncesinden merak uyandıran ve beklentileri yükselten İstanbul Kırmızısı, eleştiri bombardımanı altında. Şimşekleri üzerine çeken filmin neden beğenilmediğini sinema eleştirmenlerine sorduk.
-

Yeni ABD’nin yeni oscarları
Oscar kendini iptal etsin bu geceden sonra, harakiri yapsın. Gitsin dağ başında yaşasın. Hatta kendini dağdan aşağı atsın.