Kategori: GAZETECİLİK
-

İpek Yezdani yazdı: Türkiye’de medya nasıl kurtulur?
Birçok gazeteci şunları unutmuş gibi: Gazeteciler hükûmet çalışanı değildir. Gazeteciler devlet memuru değildir. Gazeteciler aktivist değildir, tetikçi hiç değildir. Gazetecinin işi sadece gerçekleri yansıtmaktır. Her ne kadar başlığın “Asiye nasıl kurtulur?” kıvamında olması bazılarına abartılı gelecek olsa da Türkiye’de basının şu anki hâl-i pür-melâlini anlatması bakımından bir metafor olarak çok uygun. En azından duygusal açıdan
-

Banu Tuna yazdı: Yasal olan ve olmayan gazeteciler
Mesleğinizi yaptığınız için aleyhinize bir soruşturma veya dava açılırsa ve cebinizden turkuaz bir kart çıkaramazsanız gazeteci sayılmadığınız gibi otomatikman suçlu kabul ediliyorsunuz. Felsefeci İoanna Kuçuradi, hukuki bir kurum olarak devleti insan hakları perspektifinden tartıştığı makalelerinden birinde, devletin nasıl bir kurum olduğunu belirlemenin önemine dikkat çeker. Devlet, “kendi başına bir varlık” mıdır, yoksa “insanların kurduğu bir
-

Mahmut Oral yazdı: ‘Dünya yine de dönüyor’ deme cesareti ve Kürt basını duyarsızlığımız
Dostları Galileo’yu engizisyon önünde “Haklısınız, dünya dönmüyor” demeye ikna etti. Galileo giyotine vurulmaktan kurtuldu. Ancak mahkeme kapısından çıkarken “Dünya yine de dönüyor” diyecekti. Önemli bilim insanı Galileo Galilei, insanlık tarihinin en korkunç işkencelerinin yaşandığı Ortaçağ’da, Katolik Kilisesi’nin ölümcül tehdidine rağmen “Her şeye rağmen dünya dönüyor” dediği için Engizisyon Mahkemeleri’nde yargılanmıştı. Galileo’nun bu tezi, kendi çağında
-

Yaşar Kemal’in ilk memleketi: ‘İsmi Van’da da yaşatılsın, ailesinin köy evi müze olsun, betimlediği manzaralar bozulmasın’
Edebiyatın ve gazeteciliğin dev ismi Yaşar Kemal’in ailesi, Van’ın Muradiye ilçesine bağlı Ünseli köyündendi. İl merkezindeki Beşyol Meydanı’na Yaşar Kemal isminin verilmesi için sosyal medyada kampanya başlatan Vanlılar, ailenin Ünseli’deki köy evinin de müzeye veya kütüphaneye dönüştürülmesini istiyor. Van Gölü’ndeki kirliliğe ve çevresindeki betonlaşmaya karşı sesini yükselten bölge halkı, “Yaşar Kemal’in betimlediği manzaraya ihanet ediliyor”
-

Sedat Yılmaz yazdı: Artık Kürt medyası var!
Yaptıkları haberlerden dolayı bugün demir parmaklıklar arkasında olan Kürt gazetecileri devletin yok hükmünde sayma anlayışını sessiz kalarak onaylayan gazeteciler ve meslek örgütleri yeni bir medyayı doğru temele oturtabilir mi? Siyasi, iktisadi ve askeri birçok konuda çoklu krizin dışa vurulduğu ve her kesimden olduğu gibi gazetecilerin de çöküşten çıkış ve “yarının medyasını tasarlamak” için kafa yorduğu
-

Ayşenur Arslan yazdı: Turkuaz gazeteciler ve ‘basın özgürlüğü’
İktidar ve menfaat rüzgârları o gün nereden esiyorsa yalanları ona göre değişir. Turkuaz gazeteciler duruma anında uyum sağlayıp ağız değiştirir. Bazen talimat gecikir. Gelişmeleri kaçıran “gazeteciler” de ofsayta düşüverir. Bu zavallılığı hiçbir istatistik, hiçbir liste anlatamaz. “… bir hükûmetin bu amaçlar için yetersiz kaldığı veya aksi yönde işlediği görüldüğünde; kamuoyunun selametine en mucip bir biçimde
-

Gazetecilikte özgür bir alan: Podcast emeklemeyi bitirdi, ayağa kalkıyor
Gazeteciliğin en hızlı büyüyen mecralarından biri podcast… Bu sesli içerik biçiminin nasıl bir ihtiyacı karşıladığını ve habercilikte ne gibi fırsatlar sunduğunu, podcast üreten gazetecilerle konuştuk. Zeynepgül Alp, Özgür Mumcu, Minez Bayülgen ve Burak Tatari’nin yanı sıra Uraz Kaspar ve Orhan Şener’e de 2021 itibarıyla Türkiye podcast aleminde son durumu sorduk. Apple-Podtail, Google Podcast ve Spotify
-

Fetisov Gazetecilik Ödülleri’nde kazananlar açıklandı: Bir ödül Türkiye’ye geliyor
Fetisov Gazetecilik Ödülleri’nde kazananlar belli oldu. Dört kategoride verilen 12 ödülden birini, İstanbul’da yaşayan Irak asıllı gazeteci Mizar Kemal kazandı. Dünyanın en yüksek para ödülüne sahip gazetecilik yarışması olan Fetisov Ödülleri’ne (FJA) başvuruların açıldığını geçen ağustosta duyurmuştuk. 77 ülkeden 280 gazetecilik eserinin katıldığı yarışmada kazananlar bu hafta açıklandı. Dört kategoride verilen birincilik, ikincilik ve üçüncülük
-

Salgın etkisi: Sağlık muhabirlerinin değeri anlaşıldı, medyadaki bu değişim kalıcı olmalı
Koronavirüs salgını bir yıldır dünyanın bir numaralı gündemi. Vakalar 107 milyonu, hayatını kaybedenlerin sayısı 2.3 milyonu geçti. Türkiye’de de resmi verilere göre bugüne dek 27 bini aşkın can kaybı yaşandı. COVID-19 ile birlikte ülkemizde birçok medya kuruluşu, sağlık gazeteciliğinde uzmanlığın değerini anladı. Geçmişte “joker” gibi kullanılıp farklı alanlarda haber yapmak zorunda bırakılan sağlık muhabirleri, bir
