Kategori: GAZETECİLİK
-

Gazeteci Hülya Emeç İsviçre’ye alınmıyor: Destek bekliyorum
Gazeteci Hülya Emeç, 12 gündür İsviçre’nin Zürih Havalimanında tutuluyor. Emeç ‘bana ses verin’ diyor ve ekliyor: “Travmatik durumlar yaşıyorum. Sadece haber yapmayı düşünürken, kendimi ‘insani bir ortamda nasıl yaşayabilirim, nasıl güvende olurum’ diye düşünmeye başlarken buldum. Şimdi tek başımayım. Ve bana ne olacak bilmiyorum. Destek bekliyorum. Umutluyum.” Hülya Emeç, 28 yaşında bir gazeteci. 2014 yılı
-

Amerikalılar medya konusunda da ikiye bölünmüş durumda
Gallup ve Knight Foundation’ın ortak çalışması sonucu ortaya çıkan raporun bulgularına göre Amerikalılar medyaya güvenmiyor ve bilgiye sağlıklı bir şekilde eriştiklerini düşünmüyor. Rapor, 19 bin yetişkin Amerikalı ile yapılan anket çalışmasına dayanıyor. Araştırmanın bulgularından öne çıkan 10 başlık şu şekilde: 1. Amerikalılara göre medya demokrasi için çok önemli bir yere sahip (%84 bunu dile getirmiş).
-

Reuters Raporu: 2018’de medyayı neler bekliyor?
Reuters Enstitüsünün “Gazetecilik, Medya ve Teknoloji Trend ve Öngörüleri 2018” başlıklı raporuna göre medyacıların bu sene üç temel gündemi olacak: Sahte haber, yapay zekâ ve platformlar. Nic Newman’ın kaleme aldığı rapor kapsamında dijital medya endüstrisinin önde gelen isimleriyle anket yapıldı. Ankete 29 ülkeden 194 deneyimli editör ve üst düzey yönetici katıldı. Araştırmaya göre; Yayıncıların neredeyse yarısı
-

Çin haber ajansı yapay zekâyla yenileniyor
Çin resmi haber ajansı Xinhua, yapay zekâ alanına milyarlarca yuanlık yatırım yapan Pekin’in, ajanslarını insan-makine işbirliğini kullanacak biçimde yeniden inşa ettiğini açıkladı. Xinhua ayrıca bulut bilişimini, Nesnelerin İnterneti’ni ve yapay zekâyı bir araya getiren “Media Brain” platformunu da tanıttı. Xinhua’nın açıklamasında yeterince ayrıntı yoktu, ancak bu olay Çin’in yapay zekâ atılımının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ülke, 2030
-

Spiegel Online CEO’su: Yeni bir abonelik modelinin tam zamanı
Spiegel Online CEO’su Jesper Doub, sadece Facebook’a yaslanarak yayıncılık yapanların başının büyük dertte olduğunu söylüyor. Kendisi Snapchat Discover’dan da şikâyetçi, ‘harcanan emeğe göre hiç de kârlı değil’ diyor. Doub’a göre yeni bir abonelik modeliyle para kazanmak gerekiyor. Yayıncıların okuyucu-gelir modellerine yönelmesi üzerine görüşünüz nedir? Gelir akışlarında çarpıcı bir değişim görüyoruz. Geleneksel görüntülü reklam işi şu an
-

Okur gidişattan memnun değil: Haber medyası taraflı
Pew Research tarafından yayınlanan ve 38 farklı ülkeden katılımcıları baz alan araştırmaya göre insanlar bir siyasi parti lehine yayın yapmayan gazeteler istiyor. Türkiye’de ise hükümeti destekleyenlerin medyadan memnuniyet oranı %68’i buluyor.
-

Facebook’ta habere sandığımız kadar yer yok
ABD’de yapılan bir araştırmaya katılanların yarısı, Facebook akışlarındaki ilk 10 mesajda hiç haber görmediklerini söylüyor – üstelik bahsedilen haber kavramına ünlü dedikodulardan maç skorlarına oldukça hafif içerikler de dahil.
-

Slack büyüyor: Yöneticiye nimet çalışana eziyet
Ortak çalışma aracı Slack, farklı bölgelerde çalışan gazeteciler arasında işbirliğini arttırmak ve küresel gazeteciliği desteklemek için bir fırsat. Ancak her güzel şeyin bir bedeli var: Medya yöneticilerinin bu platformu gazeteciler üzerinde bir baskı aracı olarak kullanması. New Media & Society isimli akademik dergiye kabul edilen bir makale, Slack programını kullanan IRIN Haber Ajansında yapılan etnografik
-

Haberciliğin finansmanını işletmecilere bırakma lüksümüz kalmadı
İnsanların habere para ödüyor olmasının esas nedeni gazeteciler. Ürün biziz. Ancak sorun şu ki 19. yüzyıla ait bir şey üretip bunu 21. yüzyıl insanına satmaya çalışıyoruz. Bunun değişmesi gerekiyor ve değişim gazetecilerin elinden çıkmalı. Gazeteciliği gazeteciler kurtarmalı.
-

Renk: Aaa hiç de Türk’e benzemeyenlerin dergisi
Klişelere itirazları var. ‘İstisnai Türk’ olarak görülmek de istemiyorlar. Kendini Alman sayan bir kuşak olarak Renk ile niş bir grup yaratıyorlar. Almanya, bir süredir yine ilgi odağı. Gerek Gezi sonrası yeni bir hayat kurma amacının varacağı yer, gerek yeni seçim düzenlemesi sonrasında oy deposu olarak görülmesi sebebiyle Almanya ve “Almanya’dakiler”le artık daha çok ilgileniliyor. Oysa