Kategori: GAZETECİLİK
-

Kullanıcı mecrayı nasıl sahiplenir: NYT ve gerçek etkileşim
Gazetelerde etkileşim istenen boyutta değil. Okur reklamverene satılan bir veriden ibaret görülüyor. New York Times ise yaptığı değişiklikle ‘yazıyı yolladım, okur paylaşsın’ mantığının yavaş yavaş sonuna geldiğimizi gösteriyor. Yeni medya döneminin en önemli özelliklerinden biri de etkileşim. Facebook gruplarından Twitter hesaplarına, anoniminden açığına aslında hepimizin peşinde koştuğu da etkileşim ile sağlanan tatmin. Ancak birçok online gazetecilik
-

Verikaynagi.com açıldı: Kutuplaşmayı kırıp verilere bakmak için
Veri kelimesi tüm dünyada açılması en zor kapıları bile açar hâle geldi. Kişisel olanından kamuya açık olanına, veri günümüzdeki en değerli şey. Verikaynagi.com ise veriye ihtiyaç duyan herkes için ilaç gibi bir proje. Amaç Türikye gibi kutuplaşmış bir ülkede veri temelli bir tartışma ortamının filizlenmesi. Projenin kamuoyuna açılmasının hemen ardından Doğruluk Payı’ndan da tanıdığımız Baybars Örsek’le
-

Yeni medya bölümleri yayılıyor: Gazeteciliğe n’oluyor?
Dört yıl öncesine kadar, Türkiye’deki iletişim fakülteleri ‘yeni medya’ mezunlarına sahip değildi. Dijital devrim, her şeyi değiştirirken iletişim fakültelerini es geçmedi. Bir yandan kimi geleneksel gazeteciler bu yeni çağa adapte olmaya çalışırken; bir yandan da yeni nesil iletişimciler yetişmeye ve sektöre girmeye başladı. Haber merkezlerinin yanı sıra iletişim fakültelerindeki bu değişim sürecini, yeni medyanın ‘yeni’sini,
-

İki yıllık mücadele: Guardian nasıl düze çıktı?
Yayıncılar için büyük bir sermayeyle pazara girip, sonra reklamla para kazanma dönemi artık bitti. Yeni medya düzeninde inovatif çözümler şart. Guardian tam da bunu yapıyor. İki yıllık mücadele nihayet sonuç veriyor.
-

Daniel Lanyon: Blockchain gazetecilik sektörünü dönüştürecek
Blockchain deyince, hemen yanına bir de “bitcoin” ekleniyor. Peki, bitcoin olmadan blockchain olur mu? Olursa nasıl olur? Blockchain günlük hayatımızı nasıl etkileyecek? Özellikle gazetecilik sektörünü nasıl dönüştürecek? Uzmanına sorduk.
-

Doğan Medya da boğuldu: Havuz onlarınsa deniz bizim
21 Mart geleneksel medyamızın son günüydü. Baharın gelişini ve yeniden doğuşu simgeleyen bu gün hepimiz için yeni bir başlangıcın miladı olabilir. Havuz problemleri çözülmek içindir. Önce kötü haber: Türkiye’de medya nihayet tek elde toplandı. Tek adam rejiminin Doğan Yayın Holding şirketlerini ele geçirmesi daha kurak, daha az sesli, daha renksiz bir medya ortamı yaratacak. Doğan
-

Avrupa en çok radyoya en az sosyal medyaya güveniyor
Sahte haberler ve çevrimiçi dezenformasyonun yayılımı üzerine AB çapında yapılan araştırmanın ilk bulguları yayımlandı. En dikkat çeken sonuç geleneksel medyanın dijital mecralara göre daha güvenilir bulunması oldu. Euroborameter’ın anketi kapsamında Şubat başında, 26 binden fazla AB vatandaşına sahte haber hakkındaki kanaatleri ve haber kaynaklarına olan güvenleri soruldu. İlk sonuçlar, katılımcıların %83’ünün sahte haberleri demokrasiye karşı
-

Cambridge Analytica: Facebook nasıl propaganda silahı oldu?
Özel olarak Facebook, genel olarak sosyal medya yıllarca demokrasi getiren, otoriter rejimlere karşı mücadelede önemli silahlar olarak görüldüler. Oysa son birkaç yıldır, Facebook, Google ve Twitter gibi internet devleri politik manipülasyon ve dezenformasyon suçlamalarıyla gündeme geliyor. Rusya’nın Facebook üzerinden ABD seçimlerini ve BREXIT referandumunu manipüle ettiği iddialarının ardından şimdi de Donald Trump’ın seçim sürecinde Cambridge
-

Seda Taşkın davası: Haber yapamamak da suç oldu
İnsan hakları muhabiri Seda Taşkın 22 Ocak 2018’de Ankara’da tutuklandı. İddianamede Taşkın’ın arkadaşına haber bulamamaktan yakınması “örgüt propagandası için arayış içerisinde olmak” diye değerlendirildi. Gazeteciliğe Ankara’da başlayan Seda Taşkın, görevlendirildiği Van’da hak ihlâllerini ortaya çıkaran haberler yapıyordu. En son Muş’ta bir haberin peşindeydi. 20 Aralık 2017 tarihinde “hakkında ciddi ihbar var” denilerek gözaltına alındı. Taşkın’ın
-

Teknolojik ve politik dönüşümün kıskacında gazetecilik eğitimi
Süleyman İrvan hocamızın yazdığı Gazetecilik eğitimi: Efsaneler ve gerçekler başlıklı yazı, gazetecilik eğitimi konusunda eğitimcilerin günah keçisine dönüştürüldüğü dönemde farklı bir bakış açısı sundu. Öncelikle şunu söylemeliyim. Türkiye akademisi, özellikle iletişim fakülteleri bağlamında “konuşma” özelliği pek kuvvetli olmayan bir karaktere sahip. Başta eğitimin daha nitelikli hâle getirilmesi olmak üzere birçok konuda akademisyenler kendilerine yönelebilecek eleştiri oklarından kaçınma