Yazar: Sarphan Uzunoğlu
-

Reuters raporu: Yalan haberi okuyan yok, paylaşan çok
Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü tarafından Google’ın desteğiyle hazırlanan ve sahte haberlerin etkisini ölçmeyi amaçlayan rapor; yalan haber yayınlayan sitelerin trafiğinin tanınmış haber platformlarına göre çok daha az olduğunu ancak bu içeriklerin sosyal medyada daha fazla etki yarattığını ortaya koydu. Richard Fletcher, Alessio Cornia, Lucas Graves ve Rasmus Kleis Nielsen tarafından hazırlanan ‘Avrupa’daki Sahte Haberlerin ve
-

TheCevap: Bilgiyi kafanızdan çıkarıp internete koymaya geliyor
Türkiye’de sosyal ağlarda trendlere dayalı bir tartışma sürüp gidiyor. İlgi alanlarından ziyade, anaakım medyanın ya da sosyal ağın anlık olarak önümüze sürdüğü bir gündem üzerine fikirlerimizi ifade ediyoruz ama ortaya bir bilgi birikimi çıktığı konusunda şüphelerimiz daimi. Yakın zamanda kurulan TheCevap, bilgi birikimini hedefleyen projelerin dahi tehdit altında olduğu günlerde takımdan ayrı düz koşusuyla dikkat
-

Okur gidişattan memnun değil: Haber medyası taraflı
Pew Research tarafından yayınlanan ve 38 farklı ülkeden katılımcıları baz alan araştırmaya göre insanlar bir siyasi parti lehine yayın yapmayan gazeteler istiyor. Türkiye’de ise hükümeti destekleyenlerin medyadan memnuniyet oranı %68’i buluyor.
-

Almanya’nın haber odalarında kesintisiz tıkırtı çağı: Önce dijital!
Geleneksel basılı yayıncılık odaklı haber odalarından dijital haber odalarına geçiş yanında ilginç bir bölünmeyi de getiriyor. Finansmandan kaliteye bu dönüşüm, tahmin edilenden çok daha trajik sonuçlara gebe gibi görünüyor.
-

Totaliter zamanlarda yeni medya: Anonimliğin sonunda mıyız başında mı?
Geçtiğimiz günlerde Open Democracy’de Carly Nyst imzasıyla yayınlanan The end of anonymity? Trump and the tyranny of the majority başlıklı yazı Donald Trump Amerika’sından hareketle tüm dünyada anonim Internet kullanımına yönelik bir öznesi devlet olan saldırı yaşandığına işaret ediyordu. Trump’ın 2017 Şubat ayındaki Muhafazakarlar Zirvesi’ndeki söylemlerinin alıntılanmasıyla başlayan makalenin eleştirdiği fikirler birçok açıdan Türkiye’deki Internet kullanımına
-

Vatan Şaşmaz cinayeti ve medya: Aslında ne konuşuldu?
Vatan Şaşmaz’ın 27 Ağustos 2017 tarihinde Barbaros Bulvarı’nda bir otel odasında sırtından vurulmuş hâlde ölü bulunması, kendisini öldürdüğü düşünülen ve adının Filiz Aker olduğu söylenen şahsın ise Şaşmaz’ı öldürdükten sonra hayatına son verdiğinin belirtilmesi Türkiye’de medyanın geleneksel ve yeni alanlarında yankı buldu. İletişim bilimciler için bu tarz meseleler her daim üzerinde çalışılmaya uygun konulardır; zaten cinayetten
-

Bosna Hersek’te gazetecilik: Haber odasından karışık sinyaller
20. yüzyılda en sessiz kalınan trajedilerden biri Bosna Hersek’teki olsa gerek. Ancak Bosna artık yalnızca bir trajedinin değil, ciddiye alınması gereken bir çokkültürlü medya deneyiminin de ülkesi.
-

Basılı yayınlar eriyor: Gazeteciliğin Netflix’ini kurmalıyız
Türkiye’de yayımlanan gazete ve dergi sayısı, 2016 yılında yüzde 7.9 azaldı. Üstelik pastanın yüzde 59.7’si zaten dergilerden oluşuyordu. Şimdi akıllarda iki soru var: Basılı gazetenin beklenen ölümü gerçekleşiyor mu? Medya profesyonelleri ne yapabilir?
-

TRT’nin Türkiye’deki yayınlarına gerçekten ihtiyaç var mı?
TRT 70’lerde ve 80’lerde televizyon izleyenler için de devlet için de çok şey ifade ediyordu. Peki ya şimdi? TRT’nin Türkiye’deki geniş yayın operasyonuna gerçekten ihtiyaç var mı?
-

André Gorz ile bilişsel emekten kızıl ekolojiye yolculuk
André Gorz’un mülakatlarından oluşan Ekolojinin Kızıl Hattı, bilişsel emek ve kapitalizmin krizi konusundaki fikirleriyle öne çıkan Gorz’u daha iyi anlamak için önemli bir fırsat sunuyor.