Yazar: Meltem Suat
-

‘Salgında klişe fotoğraflar değil, akılda kalan öyküler yaratmalıyız’
Savaş ve afet gibi olağanüstü durumlarda çektiği fotoğraflarla akılda kalan deneyimli fotomuhabir Abdurrahman Antakyalı ile koronavirüs günlerinde gazeteciliği konuştuk. Salgın süresince foto muhabirlerin öznelerle “fiziksel değil teknik yakınlık” kurması gerektiğini belirten Antakyalı, maskeli insan gibi temaların yaratıcılık açısından tıkanma yarattığını vurguladı. Antakyalı şöyle dedi: “Bu salgına sadece klişe fotoğraf olarak bakmamalı. Klişenin dışına çıkmalı ve
-

‘Virüsle beraber medya alışkanlıklarımız ayrıştı’
Berrak Akyüz, milliyetçi bir görüşe sahip ailesi içinde bugünlerde haber tüketim alışkanlıklarının iyice ayrıştığını söylüyor. Muş’ta bir tuz fabrikasında çalışırken iki ay önce iş bulunca İstanbul’a gelen Fecri Bülbül ise eskiden hiç bakmadığı haberleri artık takip ediyor. Farklı yaş, cinsiyet ve il gruplarından vatandaşların koronavirüs günlerinde medya tüketimini incelediğimiz “Karantinada Haber” dizisinin altıncı bölümünde ilk
-

YouTube’da sansür: Eleştirileri bastırmak için telif hakkını kullanıyorlar
YouTube’dan yayın yapan Babıali TV kanalının programcısı Mustafa Hoş, geçtiğimiz günlerde bir canlı yayın sırasında Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi’nden Ebubekir Sifil’in, “işi gereği çok gezen bir adamın birden fazla eşe sahip olabileceğini” söylediği videoyu ekrana getirdi. YouTube bunun üzerine Babıali TV’ye, telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle 15 gün süreyle canlı yayın durdurma cezası verdi.
-

Son depremler: ‘Her seferinde İstanbul’u konuşmak travmaya yol açar’
Elazığ ve Manisa’daki depremlerin ardından birkaç gündür televizyonlarda afet bölgesinden canlı yayınlar yapılıyor, deprem uzmanları programlara konuk oluyor. Peki, deprem ve afet nasıl haberleştirilmeli? Bu yayınlarda medyanın en çok görüş aldığı isimlerden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği bölümü öğretim üyesi ve afet yönetim uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ve dün onu kanalında konuk
-

Çalışan gazeteciler, çalışamayan gazeteciler: 10 Ocak izlenimleri
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü son dönemde işten çıkarılan iki Hürriyet editörü, siyasi saiklerle ilan baskısı altına alınan BirGün gazetecisinin yöneticisi ve yerel medyada görev yapan bir haberci ile konuştuk. Banu Tuna’ya göre 1961 yılında 10 Ocak’ın bir “gazetecilik bayramı” olarak ilan edilmesiyle sona eren ezici koşullardan çok daha ağırı bugünlerde yaşanıyor. Mesude Erşan, bu
-

Amiral battı, ‘medium’ değişiyor: 2010’lu yılların medya muhasebesi
Türkiye’de medya 2010’lu yıllarda büyük bir dönüşüm yaşayarak neredeyse baştan yaratıldı. Hem yerel, hem de küresel dinamikler bu dönüşümü yönlendirdi. “Amiral gemisi” Hürriyet el değiştirdi. Habertürk, Vatan, Star ve Güneş gazeteleri kapandı. Bu arada yeni nesil gazetecilik girişimleri doğdu, milyonlarca insan haberleri ‘story’lerden takip etmeye, gündemi Whatsapp gruplarında tartışmaya, podcastlere daha fazla vakit ayırmaya başladı.
-

Bizimkiler’in aile sıcaklığından ekranda parmak kırmaya: RTÜK’ün gölgesinde büyüyen şiddet
Yüksek reyting aldıkları öne sürülen televizyon dizilerinde işlenen öyküler aracılığıyla kadına ve çocuğa yönelik şiddet, her gün saatlerce süren yayınlarla normalleştiriliyor. Birçok dizide kadın güçsüz, erkeğin sahip çıktığı, sahiplendiği, koruduğu ya da yoğun fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı veyahut öldürdüğü “insan-nesneler” olarak konumlandırılıyor. Dizilerdeki şiddete artık alıştık ama henüz birkaç yıl öncesine kadar sorun bu
-

Fatih Altaylı’dan ‘bıçaklı manşet’ yorumu: Bugün yapar mıydım, bilemiyorum
Sırtında bıçakla kanlar içinde yatan bir kadının fotoğrafını Habertürk gazetesinin manşetinde yayımlayarak tartışma yaratan dönemin genel yayın yönetmeni Fatih Altaylı, sekiz yıl sonra bu haberi Journo için değerlendirdi. Altaylı, “Bugün yapar mıydım, bilemiyorum” dedi. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü‘nde, iletişim fakültelerinde etik derslerine konu olan o manşeti hatırlıyoruz. Prof.
