Yazar: Kahraman Çayırlı
-

Eski, ucu yırtılmış bir fotoğraf…
70’lerden üzerinde kalan o tuhaf tat, yaptığı yeni şarkılarda da var, sürüyor. Sanki yeni şarkı yapmamış da, 70’lerden eski bir şarkıyı yeniden seslendiriyor sanıyorum her seferinde. Bir tür hafif melodram tadı geliyor sesiyle birlikte fazladan. İlk kasedi “Yollar”dan (1997) beridir kendi söz müzikleriyle, kendi dozu az tiyatrolu şarkı söyleyişiyle seneler geçti. Bu kasedindeki Sezen Aksu
-

Herkesin doksanları kendine
Doksanlar, son samimi, gerçek, sahici zamanlardı sanki. Şimdi üzerimizde naylonlarla geziyoruz. Kimsenin birkaç dakika bir şarkıyı sindirerek dinlemeye tahammülü yok. Hemen kısa, öz videolar, anafikir metinlerle hızlı bir trene yetişmeye çalışıyoruz sürekli. Kimsenin kaybedecek on saniyesi bile yok. Bu tuhaf zaman yarışında, güzel bir tabloya uzun uzun bakmaya vaktimiz, tahammülümüz var mı, kaldı mı? Tek
-

Yazdan korkmak: Sultan Komut’un Öte’si
İyi bir öykü kitabı okuduğumda ne yapacağımı şaşırıyorum. Evi havalandırıyorum, odalarda duramıyorum. Tweet atmak, Instagram’da resim paylaşmak, iyi öyküler okuyabileceğini düşündüğüm insanları darlamak. Yok yetmiyor. Ancak ve ancak o kitap üzerine bir yazı yazmak beni bu yaz kurtarabilirdi, başka çarem yoktu. Geçtiğimiz üç yıl içinde Oğuzhan Yeşiltuna’nın Ev Yapımı Hüzünler, Banu Özyürek’in Bir Günü Bitirme
-

Edis’in yeni klibi Bana Ne’ye farklı bir bakış
Edis’in yeni video klibi Bana Ne’nin özellikle ikinci yarısının çok daha çarpıcı, umut verici ve buralardan çok ileride olduğunu düşünüyorum. Murat Joker ile birlikte bu kez klibi yöneten genç sanatçı, klibin hangi kısımlarına daha hâkim, bunu bilemiyoruz. Manet, eşsiz tablosu Folies-Bergère’de Bir Bar (1882, Un bar aux Folies Bergère) ile sanat tarihinde o zamana dek
-

Oğuzhan Koç: Uçurtmalarla rüzgârlara karşı
Arabesk ile pop müziğin kesiştiği bir şeyler var sesinde, şarkılarında. Daha az ekran, daha fazla müzik formülüyle Oğuzhan Koç için her şey çok daha iyi olabilir. Türkiye’de popüler müzik tarihine ve müzik sosyolojisine yakından bakıldığında, Cumhuriyet’in ilânının ardından 1930’lu, 40’lı, 50’li yıllarda Batı müziğiyle klasik Türk müziği arasında gelgitler yaşanırken; radyo yayınları ve Türk halk
-

Bu yaz beyaz: Edis ve Yalan
İlk kez içinde bulunduğu maskeli dünyanın bu kadar farkında bir pop yıldızımız oluyor. Edis’in Yalan klibiyle de nitelik çizgisi aşağı düşmüyor. Günlük hayatında da tenis oynayan, buz pateni yapan kaç genç pop müzik yıldızımız oldu bu zamana kadar? Edis’in başarılarından biri de yazdığı şarkılara “bugün”ün ve Z kuşağının kelimelerini, günümüzün iletişim yöntemlerini (Bana Ne şarkısındaki
-

Yıldız Tilbe’nin Yıldızlı Şarkıları: Her bir milimi ta kendisi
Yıldız Tilbe… Orta bir terk, trikotaj atölyelerinde çalışırken, çocuk bakıcılığı yaparken, kapı kapı dolaşıp pazarlamacılık yaparken… Ailesinin biricik Yadigâr’ı (aile arasında Tilbe’ye Yadigâr diyorlarmış)… Düğün şarkıcılıkları… Yıl 1991, Basmane’de Pırlanta Pavyon vardır, giriyor içeri; “Benim sesim güzel. Burada şarkı söylemek istiyorum”… Yepyeni ismi “Gülen Yıldız” ile bu pavyonda şarkı söylemeye başlar başlamaz dakikasında mekân “full
-

Daha dik yokuşlarda Edis: Ân
Geçen yaz tam anlamıyla Edis’in yazıydı. Hatay’da, Muğla’nın sahil beldelerinde, Edirne’de, İstanbul’da, Bartın’da, İzmir’de çay bahçelerinde de, kafelerde de müzik kanalında Çok Çok’un video klibi çıktığında, insanların bir ağızdan bu şarkıyı söylediğini duydum, gördüm. Brezilya menşeli funk ezgileriyle örülü Çok Çok, yazı geçirtti, başka bir baharın eşiğine kadar taşıdı bizi. Yeni bir albüm üzerine çalıştığını
-

Delinin Yıldızı: Vega ağzımıza bir parmak bal çaldı
Beklemediğiniz bir anda, sürpriz bir yerde, yıllar sonra ortaokul arkadaşınızla karşılaşırsınız. Yüz haritası değişmiştir, eskisi gibi bakmıyordur. Deniz kenarı bir evde oturuyordur, çocuklanmıştır. Hem bir sürü şey değişmiş, hem de bazı noktalar aynı kalmıştır. Vega’nın 12 yıl sonra çıkagelen albümü Delinin Yıldızı ile karşılaşınca bu hisler çarpıyor yüzünüze. Bu kadar samimi ve uzun vadeli sevgi,
-

Freud savaşlarıyla Onurr: Bir Kahramanlık Hikâyesi
İsmine eklediği, ikinci bir ‘r’ harfiyle kendini yeniden inşa etmiş Onurr. Saçları sakalları değişmiş ama bakışları, bakışlarındaki naif heyecan aynı. Bursa Fen Lisesi’nden Boğaziçi Felsefe’ye; Oxford Üniversitesi’nde Klasik Arkeoloji yüksek lisansından İTÜ Sanat Tarihi doktorasına müthiş akademik yolu da cabası. Üzerinde uzun uzun düşünülmüş ilk albümü Bir Kahramanlık Hikâyesi’nin mutfağında çok emek harcanmış. Aradan yıllar