Yazar: Ilgaz Gökırmaklı
-

Karşıt görüş: 140journos belgeselciliği, gazetecilik refleksini sorgulatıyor
140journos kurucusu Engin Önder, çok konuşulan Ali Babacan belgeselini J Raporu’nda anlatmıştı. Ay başında yayımladığımız bu söyleşinin ardından bu kez sözü, belgeselin haberciliğe yaklaşımı konusunda Önder’e katılmayan iki gazeteciye veriyoruz. 140journos üzerine bir yüksek lisans tezi yazan Ilgaz Gökırmaklı, muhafazakâr medya ve iletişimsel kapitalizm gibi alanlarda çalışmaları bulunan gazeteci-akademisyen Emre Tansu Keten ile “Sakın Kader
-

Yaşlılara karşı nefret dili revaçta, çünkü yaşlanmaktan korkuyoruz
65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağının 60’a çekilmesinin önerildiği bu koronavirüs günlerinde, yaşlılara karşı ayrımcı bir söylemi, hatta nefret dilini medyada daha çok görür olduk. Bazen haber sitelerinde ama sık sık sosyal medyada rastlıyoruz bu dile… Nedenini dört uzmana sorduk, “Haberlerde gördüklerime inanamıyorum” diyen yaşlıların da sesini dinledik. Senex-Yaşlanma Çalışmaları Derneği Başkanı Doç. Dr. Özgür
-

‘Twitter’a normalden daha fazla girer oldum’
Antalya’da yaşayan bir aile… Genç oğul, muhafazakâr anne ve babasından siyasi olarak “çok farklı düşünüyor.” Ancak bu dönemde eve kapanan aile üyelerinin hepsi daha çok haber izliyor. Oğul Twitter’da, anne baba ise televizyonda… “Karantinada Haber” yazı dizimizin üçüncü bölümüne buyrun… Koronavirüsün tetiklediği bilgi ve haber bombardımanı sürerken çoğu insan evlere kapandı. Peki, okurların ve izleyicilerin haber
-

‘Geçmişin zor hatıraları ve hafızası var, ama geleceğin de umudu…’
İstanbul’un Şişli ilçesinde, Halaskargazi Caddesi’nde bulunan Sebat Apartmanı, uzun yıllar Hrant Dink ve arkadaşları tarafından kurulan Agos gazetesine ev sahipliği yaptı. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Dink’in 19 Ocak 2007’de bu apartmanın önünde öldürülmesinin ardından bina, toplumsal bellekte ve vicdanlarımızda bambaşka bir yer edindi. Cinayet davası hâlâ devam ediyor. Dink Ailesi’nin avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu “Hrant Dink
-

Kadın gazeteciler dijital şiddeti anlattı: Şaşırmıyoruz ama mücadeleye devam!
Kadın gazetecilere maruz kaldıkları dijital şiddeti ve nefret söylemlerini sorduk. Büşra Cebeci, “İlk tehdit mesajları aldığım zamanları hatırlıyorum, çok korkmuştum” diyor ama artık alıştığını belirtiyor. Melis Alphan, “Herhalde söylemek istediklerimin en fazla yarısını söyleyebiliyorum” itirafında bulunuyor. Filiz Gazi “Yorumların, hakaretlerin, cinsel içerikli sözlerin, imâların ne olduklarının, ne anlattıklarının farkındayım ama kişisel olarak önemsemiyorum” ifadesini kullanıyor.
-

Ruslara göre Türkiye medyası korku filmi gibi: ‘Haber yok, şiddet ve magazin var’
Türkiye’de 30 bini aşkın Rusya uyruklu vatandaş yaşıyor. Antalya’da ikâmet eden Ruslara, haber tüketim alışkanlıklarını ve Türkiye medyası hakkındaki izlenimlerini sorduk. Türk vatandaşı olduktan sonra ismini Melek Cesur olarak değiştiren öğretmen Marina, “Haberler, gazeteler korku filmi gibi. Kadınları dövüyorlar, öldürüyorlar” diyor. Yüzme antrenörü Victoria Üçüncü, Türkiye’de televizyonların “asıl haberi vermediğinden” yakındıktan sonra “tuvalet kağıdı rulosu
-

İlave TV’nin kurucusu: Ana akım kalmadı, halkın sesini duyurmaya çalışıyoruz
Sokak röportajlarıyla sosyal medyanın gündeminde olan İlave TV’nin kurucusu ve tek muhabiri Arif Kocabıyık, ana akımda izleyebileceği bir televizyon ya da okuyabileceği bir gazete kalmayınca bu YouTube kanalını kurduğunu söylüyor. Eniştesiyle beraber iki kişilik bir ekip olarak çalıştıklarını belirten Kocabıyık, İlave TV macerasını Journo’ya anlattı: “Ben ne bir gazeteciyim ne de YouTuber’ım. Türkiye Cumhuriyeti’nin bilinçli, sorumlu
-

Bir sosyal medya bilmecesi: Sahte paylaşımların amacı ne?
Sosyal medya son günlerde başkalarının paylaşımlarını kendine ait gibi gösteren hesapları konuşuyor. Twitter’da sahte paylaşımları ortaya çıkaran RULING hesabı ise kısa sürede popüler hale geldi. Biz de hesabın hikayesini RULING’e; hepimizin aklına gelen “Bir insan bunu neden yapar ki?” sorusunu uzman psikologlara sorduk.