Yazar: Eda Narin
-

Medyada LGBTİ+ olmak: Eşitlikse biraz da bur’dan eşitlenelim o zaman
Onur Haftası vesilesiyle medyada LGBTİ+ olmanın sorunlarını ve LGBTİ+ gazetecilik tahayyülünü konuştuğumuz gazetecilerden Yıldız Tar, iktidarın LGBTİ+’lara savaş açtığını söylerken, Yiğit Karaahmet de “Pride günleri gazetelerin logolarını gökkuşağı bayrağıyla kaplamalarını isterdim” diyor. Çiçek Tahaoğlu ise LGBTİ+’lar için “daha eşit bir görünürlük” olması gerektiğinden bahsediyor. Türkiye’de LGBTİ+’ların hakları için her yıl düzenlenen Onur Haftası ve Onur
-

Yine cam tavana çarptık: Gazeteci kadınlara ‘tarihi canlı yayın’ı sorduk
İstanbul’un iki belediye başkanı adayının “tarihi yayın” diye nitelenen canlı karşılaşması fikrini ortaya atan Didem Arslan Yılmaz yerine moderatör olarak İsmail Küçükkaya’nın seçilmesini gazeteci kadınlara sorduk. Medyadaki “eril tahakküm” konusunda hemfikir olan gazeteci kadınlar, meslekteki ‘cam tavan’a dikkat çekiyor. Küçükkaya’nın “Kadın duygusunu ve kadın ruhunu herhangi bir kadından daha fazla yansıttığıma inanıyorum” sözlerine de tepkililer.
-

Her 100 gazeteci ve öğrenciden 83’ü her gün gazete almıyor
Değişen gazetecilik pratikleri karşısında gazeteciler ve gazetecilik öğrencilerinin ne düşündüğünü bir anket ile araştırdık. Sonuçlara göre, her 100 gazeteci ve gazetecilik öğrencisinden 83’ü her gün gazete almıyor. Aldıklarında gazetenin “tarafsız ve objektif” olmasına dikkat ediyorlar. Katılımcılar haberleri “daha hızlı ve daha kolay ulaşılabilir” olduğu için internetten okumayı tercih ediyor. Son yıllarda gazeteciliğe ilişkin tartışmalardan biri
-

Gazeteci kadınlar için bir destek ağı
Gazeteci kadınlar için bir destek ağı yaratmayı hedefleyen Gazetecilikte Kadın Koalisyonu’nun (The Coalition For Women In Journalism) kurucu yöneticisi Kiran Nazish, “Güvencesiz ve büyük ölçüde kadın düşmanı bir çevrede kadın gazeteciler stres altında, sıkışmış ve sıklıkla yorgun hissediyorlar” diyor. Journo’ya konuşan Kiran Nazish, The Coalition For Women in Journalism platformunun 2017 yılının Mart ayında birçok
-

Gazetecilerin otosansür ile imtihanı: Yazsam mı yazmasam mı?
Dünya Basın Özgürlüğü Günü için otosansür üzerine konuştuğumuz gazeteciler, Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığında hemfikir. DHA muhabiri, sansürün olduğu yerlerde otosansürün ortaya çıktığını söylerken, freelance gazeteci de haberciliğin kalitesinin azaldığını belirtiyor. Artı TV muhabiri Fatma Yörür ise “Türkiye’de gazeteciler iktidar tarafından sansürleniyor” diyor. Bugün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü. Bundan 26 yıl önce Birleşmiş Milletler
-

Fatih Portakal: Emeğin olduğu yerde başarı da geliyor
31 Mart yerel seçimlerinin en çok izlenen televizyon programını sunan Fatih Portakal, o gece FOX TV’deki yayının perde arkasında neler yaşandığını Journo’ya anlattı. Portakal, “Seçimden sonra izlenme oranlarımız daha da arttı. İnsanlar şu belirsizliği merak ediyorlar çünkü. Son yıllarda görülen televizyonculuk oranları değil bu oranlar” diyor. Türkiye 31 Mart yerel seçimlerini geride bırakırken, seçim gündemi
-

Türkiye’de sağlık gazeteciliği: Söz konusu insan hayatı
Türkiye’de sağlık gazeteciliği pratikleri üzerine konuştuğumuz muhabir Şule Öztürk, bu alanın suistimale açık olduğunu belirterek “Sağlık muhabirliğinde söz konusu olan insan hayatıdır” diyor. Türkiye’de yaygın olarak yapılmakta olan habercilik türlerinden biri sağlık gazeteciliği. Bu aynı zamanda etik kurallara en çok dikkat edilmesi gereken alanlardan biri. 25 yıldır gazetecilik yapan sağlık muhabiri Şule Öztürk ile bu
-

Kitlesel fonlama (crowdfunding) nedir? Gazeteciliği kurtarır mı?
“Kitlesel fonlama (crowdfunding) nedir” bugünlerde bazı gazetecilerin de sorduğu bir soru. Kitlesel fonlama bir proje veya girişimin çok sayıda insanın genelde küçük katkılarıyla maddi olarak desteklenmesi anlamına geliyor. Peki, son yıllarda serbest gazeteciler arasında yaygınlaşan kitlesel fonlama, haberciliği kurtarabilir mi? Kitlesel fonlamanın gazetecilik için kullanımında dikkat edilmesi gereken noktaları Doç. Dr. Suncem Koçer’e sorduk. Koçer’e…
-

Göçmenler için ses veren grup: Country for Syria
‘Country for Syria’, farklı ülkelerden bir grup gencin bir araya gelerek oluşturduğu uluslararası bir müzik grubu. 2015’ten bu yana müzik yapan grup, Suriyeli göçmenler sorununa dikkat çekiyor ve konserlerinde göçmenler için yardım topluyor. Grup üyelerinden Başak Oktay, Bashar Balleh ve Owen Harris, aslında bir yanlış anlama sonucu gelişen kuruluş süreçlerini şöyle anlatıyor: “Hâlihazırda müzik yapan