Yazar: Can Ertuna
-

Deprem ve travma: Belirtileri neler, gazeteciler ne yapmalı?
Deprem bölgesinde travma yaşayan gazeteciler, öncelikle çalıştıkları kurumdan psikolojik destek talep etmeli. Bu imkâna sahip olmayanlar için meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının destek programları var. Peki, travma sonrası stres bozukluğunun belirtileri neler ve nasıl önlem alınabilir? Gazeteci Can Ertuna, psikolog Didem Doğan’ın yanıtlarını aktarıyor. Yıpratıcı mesai sırasında dinlenmek, rotasyon yapmak, sınırlarını bilmek ve yakınlarla
-

Gazetecilerin bile eğitime ihtiyacı var
Başlık elbette ironi taşıyor. Ancak sadece Türkiye’de değil, Dünyada da mesleğinde belli bir mesafe kat etmiş pek çok gazeteci, kendini mesleki bilgi ve becerilerin çoğunu elde etmiş olarak görüyor. Zaten ekonomik güçlüklerle boğuşan kurumları da onların meslek içi eğitimi için para ve zaman ayırmaya isteksiz. Ancak konunun uzmanlarına gore düzenli eğitimler gazeteciliğin kalitesini artırıp, okuyucu
-

Güdümlü ‘hakikat sonrası’ füzeleri ve ulusal çıkar yayıncılığı
“Ulusal çıkar yayıncılığı” hızla haberciliğin yerini alıyor. Muhabir ve sunucular, yakın ilişkide oldukları hükümet/devlet yetkilileri tarafından kendilerine çizilen çerçevenin içine gönüllü olarak hapsoluyorlar. Bazı medya çalışanlarının yasama, yürütme, yargı ve medyanın yanına beşinci kuvvet olarak ekledikleri TV ve gazetelerde sürekli görüşüne başvurulan ve çok çeşitli sansür mekanizmalarından süzülerek oradaki yerini kazanan uzmanlar ya da kanaat
-

Bir kriz yönetimi biçimi olarak sessizlik
Bu yazı yazıldığı sırada, IŞİD’in iki Türk askerini yakarak öldürüldüğü ana ilişkin olduğu iddia edilen videonun yayınlamasının üzerinden dört gün geçmişti. Görüldüğü kadarıyla bu süreçte verilen ilk “resmi” tepki, başlıca sosyal medya paylaşım sitelerine erişim engeli oldu. Perşembe gece saatlerinden itibaren Twitter, Youtube ve Facebook’a erişim engellendi. Facebook erişim engeli bir süre sonra kaldırılsa da Twitter ve
-

Suriyeliler kalıcı: Medya onları ne zaman görecek?
Önce sayısal veriler: Resmi verilere göre sayıları 2 milyon 800 bin. Araştırmacılar “yaklaşık 3 milyon” diyor. Bu nüfusun sadece 10’da 1’i kamplarda. Türkiye’de doğanların sayısı (kayıtlı) 160 bin. Ardından bundan sonrasına ilişkin kestirimler: ‘Misafirliği’ yıllara yayılan bu nüfusun büyük oranda kalıcı olduğunu bize alanda çalışan akademisyenler söylüyor; onlara kulak verelim: Prof. Dr. Ayhan Kaya: Savaşta