






Melih Gökçek’le geçen yıllar sonrasında artık Ankara, trafik sıkıntısını çözmek için ormanlık alanlarına göz dikilen, musluğundan su içilemeyen, tarihi binaları yok edilen ve hafızasını kaybetmiş koca bir şantiye hâline geldi.

Türkiye’de yüz binlerce ev işçisi göçmen kadın çalışıyor. Yedikleri yemekten banyo sürelerine her hareketleri kısıtlanan bu kadınlar cinsel taciz ve tecavüz dâhil olmak üzere birçok saldırıya uğruyor.

Japon mutfağı deyince çoğumuzun aklına suşi geliyor. Oysa Batıda deneyimlediğimiz bu lezzet buz dağının sadece görünen kısmı.


Türkiye hapishanelerinde 50 bin mahkûm günlük 6-13 lira ücretle çalıştırılıyor. Mahkûm işçilerin iş yeri hekimi bulunmuyor. Elde edilen 3 milyar TL gelirle yeni hapishaneler yapılıyor.






Melih Gökçek’le geçen yıllar sonrasında artık Ankara, trafik sıkıntısını çözmek için ormanlık alanlarına göz dikilen, musluğundan su içilemeyen, tarihi binaları yok edilen ve hafızasını kaybetmiş koca bir şantiye hâline geldi.

Türkiye’de yüz binlerce ev işçisi göçmen kadın çalışıyor. Yedikleri yemekten banyo sürelerine her hareketleri kısıtlanan bu kadınlar cinsel taciz ve tecavüz dâhil olmak üzere birçok saldırıya uğruyor.

Japon mutfağı deyince çoğumuzun aklına suşi geliyor. Oysa Batıda deneyimlediğimiz bu lezzet buz dağının sadece görünen kısmı.


Türkiye hapishanelerinde 50 bin mahkûm günlük 6-13 lira ücretle çalıştırılıyor. Mahkûm işçilerin iş yeri hekimi bulunmuyor. Elde edilen 3 milyar TL gelirle yeni hapishaneler yapılıyor.